Soğuk Bir Keşif: Svalbard

Dört bir yanı eşsiz buz deniziyle kaplı, yüzde 60’ı buzullardan oluşan, fiyortlarıyla eşsiz manzaraya sahip bir ada düşünün. Başkenti Longyearbyen, dünya üzerinde bulunan en kuzeydeki başkent olma özelliğini taşıyan, Norveç’e bağlı bir takımada Svalbard. İnsandan çok kutup ayısı görebileceğiniz, fiyortlarından gözünü alamayacağınız bu buz gibi yerde kutup ışıkları izlemenin keyfini hayal edin. Ya da etmeyi bırakıp, hemen bir Norveç bileti alın. İstanbul’dan başkent Oslo’ya yapacağınız yaklaşık 4 saatlik bir yolculuğun ardından, bir 4 saat daha uçağa katlanırım derseniz bu buzul cenneti sizi kucaklamak için her zaman hazır olacaktır. Öyle çok lüks şeyler beklemeyin. Ama deneyimlerinizin size yaşatacağı tadı dünyadaki pek çok lüks otelde bile bulamayacağınızın garantisini veriyoruz.

slassvalvard

İstanbul’dan yola çıkmadan önce kayak mağazalarına uğrayıp sıkı bir hazırlık yapmanız gerekiyor. Özellikle Finlandiya’ya, Norveç’e giden ve “donduk yeaa” diye inleyenlere sesleniyoruz: Bu muhteşem deneyim için gerçek bir hazırlık yapmak şart!

Büyük bir bavulla 1 haftalık bir yolculuk için bekle bizi SVALBARD!

Avrupa medeniyetinin sonlarına geldiğimiz bu noktada, kutup ayılarının hükümdarlığından söz etmek oldukça yerinde bir tabir olacaktır. Özel gemi turlarına katıldığınızda veya kızak turlarıyla biraz macera yaşamak istediğinizde, kenarda bir yerde yiyecek arayan veya buz dağlarının üstünde biraz kestiren kutup ayılarına rastlamak pek muhtemel. Korkmayın! Yanınızda her daim olacak rehberler bu konuda hazırlıklı.

Polar_bear_sign_Svalbard

Kuzey ışıklarını izlemek isteyenler için Şubat’a kadar gidip görülmesi gereken bir yer olsa da Kutup çizgisine oldukça yakın bir mesafede olduğu için Ağustos ayında bile kemiklerinize kadar donma garantisi veriyor. Ancak bunlara katlanmanın da eşsiz bir karşılığı olduğunu unutmayın.

Hadi tura başlayalım

2500-3000 kişilik bir nüfusu olan Svalbard takımadasında nüfusun büyük bir kısmı başkent Longyearbyen’de toplanıyor. Ada takımının yüzde 13’lük bir kısmı yaşam için ‘elverişli’ olarak nitelendirilirken, yüzde 60’ı tamamen buzlarla örtülü. Svalbard Hotel, Basecamp Hotel, Radisson Blu Polar Hotel, Isfjord Radio ve Mary-Ann’s Polarrigg konaklama yapmak için tercih edebileceğiniz en şirin yerler. Gecesi gündüzüne karışmış bu kentte 28 Ekim ile 14 şubat tarihleri arasında güneş görme şansınız yok. Ancak kuzey ışıklarının büyüleyici dansı size güneş görme isteğinizi unutturacaktır. Ancak yok ben o kadar soğuğa dayanamam diyenlerdensiniz sanırım güneşin gökyüzünü hiç terk etmediği 19 Nisan ile 23 Ağustos tarihlerini tercih etmelisiniz.

Prefabrik evler, tek katlı sevimli kulübeler Longyearbyen’in genel temasını anlatmaya yetiyor. Adada sizi sımsıcak hissettirecek restoran, bar ve kafelere rastlamak mümkün. Zaten adada yaşayan herkes akraba gibi olmuş. Bizim köy kahvesine dalan amcalar gibi restoranlara girenler, neredeyse herkese selam verip yemek sipariş kısmına geçiyor.

Gün içerisinde köpeklerle kızak yolculukları, adaları ve fiyortları dolaşan tekne yolculukları, “Nuh’un Ambarı turu” (Dünyadaki neredeyse bütün bitkilerinin tohumlarının saklandığı yer) yapmak mümkün. Özellikle tekne yolculuklarında biraz şanslıysanız görkemli beyaz balinaları da görebilirisiniz. Muhteşem somon balığını zaten tadacağınızı düşünüp es geçerek “Balina eti yiyin!” vurgusu yapıyoruz.

Svalbard, yaz yaz bitmeyecek, soğuk, ıssız, tarifsiz ve muhteşem güzellikleri bünyesinde barındıran bir cennet. Termal içlikleri, polarları, yün kazakları yüklenip çıktığınız bu yolculukta yaşınız ne olursa olsun asla pişman olmayacaksınız!

Svalbard

YORUM YOK

CEVAPLA