Havalar bu kadar güzelken hafta sonunu eve tıkılıp kalarak, ya da kafelerde pinekleyerek ziya etmek bahara büyük haksızlık olur.

Ruhunuza ve bedeninize en iyi gelecek bir aktivite önerimiz var: trekking. İçinizdeki maceracıdan belki de sizin bile haberiniz yoktur? Varlığından haberdar olmadığınız ve keşfedilmeyi bekleyen maceracı, doğa dostu ruha bir şans verin ve dağa taşa vurun kendinizi. Böyle “dağa taşa kendini vurmak” çok çekici gelmemiş olabilir ama inanın iyi gelecek.

Öncelikle bir konuya açıklık getirelim; Trekking’in doğada yapılan yürüyüşler olması, çiçeklerin içinde Hülya Koçyiğit gibi, Türkan Şoray gibi salınmanız anlamına gelmiyor. Trekking gerçek bir spor; zorluk dereceleri eğime ve süreye göre değişen parkurları var. En kolay seviyedeki parkur bile yüksek kondisyon ve sağlıklı bir bünye gerektiriyor. Bir saati ortalama 500 kalori yaktırıyor (Şimdi dikkatinizi çektik değil mi?) Kasları güçlendiriyor, endorfin salgılanmasını artırıyor, bu daha az çikolata yemeniz ve daha az kilo almanız demek. Aslında her mevsim yapılabilen bir spor olsa da ilkbahar ve sonbahar ayları en ideali. Başlamanız için zemin çok müsait anlayacağınız.

 

 

 

YORUM YOK

CEVAPLA