Nişantaşı müdavimleri bilir, bir süredir semtin ritmi Abdi İpekçi’den, Teşvikiye’den Topağacı’na kaymış durumda. Yeni restoranlar, 3. dalga kahveciler ve küçük kafeler derken Nişantaşı’nın dans pisti taşınmıştı. Tabi Atiye sokak da nasibini aldı bu göçten.

Uzun süredir sıradan mekanların, bildik tatların himayesinde olan sokağın şimdi yeni, taze ve en önemlisi leziz bir sakini var; Wanda.

Wanda, son yıllarda şehirde gördüğümüz en karakterli mekanlardan biri olmaya aday. Hatta öyle ki, insan olsaydı şık, cool, sofistike ve zarif bir centilmen olurdu.

Mekan, daha sokağa girdiğinizde dikkatinizi çekiyor; büyük tabelalarla ve neon ışıklarla size bağırmıyor. Kapıdan girdiğinizde zarif ve cool bir atmosfere dahil oluyorsunuz; koyu renkler, İskoç referanslı dokular, konforlu ama bir o kadar da şık dekorasyon siz menüye bakmadan bir kadeh sipariş ettiriyor. Dekorasyon bu kadar başarılı olunca menüden beklentiniz de artıyor elbette, ve menü sizi yanıltmıyor.

Dikkat!

            Yemeğin sonunda şef Gabriel Sponza’ya sarılmak isteyebilirsiniz.

Giriş, gelişme ve sonuçtan oluşan bir menü var. Bu sıralar sık sık rastladığımız düz yemeklere verilen şairane isimler çıkmıyor karşımıza. Tam tersi, düz isimlerden şairane lezzetler geliyor.

Meyve, kiraz domates, ballı şampanya sosunda marine edilmiş Avokado & Deniz Börülcesi
Meyve, kiraz domates, ballı şampanya sosunda marine edilmiş Avokado & Deniz Börülcesi

Şefin tavsiyesi üzerine başlangıç olarak, Taze Otlarla Fırınlanmış Pancar, Avokado & Deniz Börülcesi ile başlıyoruz. Başlangıçlar enfes; hafif, taze ve leziz. Öğreniyoruz ki, Wanda mutfağında organik ürünlerden başkasına yer yok. Özellikle, ballı şampanya sosuyla marine edilmiş Avokado & Deniz Börülcesi masada paylaşılamıyor.

Kendimizi Giriş’in pençesinden kurtarıp Gelişme’ye; Ahtopot’a veriyoruz. Kırmızı şarapta karışık sebzelerle 3,5 saat pişmiş bir ahtapotun başarısız olma ihtimali olabilir mi? Gelişmenin lezzetiyle birlikte dış dünyayla bağlantımız yavaş yavaş kopuyor.

Kırmızı şarapta karışık sebzelerle tam 3,5 saat pişen ahtapot.
Kırmızı şarapta karışık sebzelerle tam 3,5 saat pişen ahtapot.

Ve menüde sonuç kısmına, Çıtır Kabuklu Ördek Göğsü ve Kuzu Sırtı ile geliyoruz. Bu bölümde övgüler İtalya’yı asla aratmayacak derecede lezzetli, el açması pappardelle’den çok, kadife gibi ördeğimize eşlik eden kırmızı şaraplı incir püresine gidiyor.

Atiye Sokak, başta Wanda’yı yaratan Sofia Didem Sözen’e ve işletmecilik konusunda adeta ders veren Erhan Seven’e büyük bir teşekkür borçlu.

Rezervasyon: (0212) 343 24 35

YORUM YOK

CEVAPLA